KARS TARİHİNE BAKIŞ

  • Kars, adını M.Ö. 130-127 yılları arasında Kafkaslardan gelerek bölgeye yerleşen Türklerin “Velentur” boyunun “Karsak” oymağından almaktadır. “Karsak” kelimesi ise eski Türkçede “bozkır tilkisi” anlamına gelir. Başka bir görüşe göre de kentin adı Gürcüce “kapı kenti” anlamına gelen “Karis Kalaki”den gelmektedir.
  • Yapılan birçok kazı ve araştırma, Kars’ın Yontma Taş Devri’nden bugüne oldukça hareketli bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. M.Ö. 9. Yüzyılda Urartu Krallığı’nın sınırları içinde yer alan bölge, M.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin ve İskitlerin istilalarına uğradıysa da M.Ö. 6. yüzyıla kadar Urartu hâkimiyeti altında kalmaya devam etti. Urartulardan sonra Pers idaresine bağlanan yöre daha sonra sırasıyla Araksların, Romalıların, Partların ve Sasanilerin eline geçti.
  • M.S. 7. yüzyılda Müslüman Araplar Sasanilerin varlığına son vererek bölgeye hâkim oldular ve bölgeyi uzun süre genel valilerle yönettiler. 9. yüzyılda bölgede yarı bağımsız Ermeni prenslikler sahneye çıktı. 10. yüzyılın ortalarından sonra Kars ve çevresine seferler düzenlemeye ve Arapların yerini almaya başlayan, bölgeye adım adım yerleşen Bizans İmparatorluğu yöreye hâkim oldu.
  • 1064’te Alparslan liderliğindeki Selçukluların hâkimiyetine giren Kars, daha sonraları Saltukluların ve Kıpçakların idaresine geçti. 1202’den 1239’a değin Anadolu Selçuklular ve Gürcüler arasında sürekli el değiştiren, Moğol istilası sırasında Cengiz Devleti’ne bağlanan, Moğollardan sonra ise İlhanlılar, Altın Ordu Devleti, Celayirliler, Karakoyunlular, Timur Devleti, Akkoyunlular ve Safeviler tarafından kontrol edilen Kars 1535 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına katıldı. 1878-1917 yılları arasında yaklaşık 40 sene Rusların idaresinde kalan Kars, Kurtuluş Savaşı’nın ardından yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarına dâhil oldu.